İş Hukuku, karma; kendine özgü bir hukuk dalıdır. İş Hukuku, genel kanunlar ve özel kanunlar ile düzenlenir. Yürürlükteki İş Kanunumuz 4857 sayılı Kanundur.

İş Kanunumuzun uygulama alanı; hangi işlere ve iş ilişkilerine iş hukuku hükümlerinin uygulanamayacağı; bireysel iş hukuku ve toplu iş hukukunun kapsama alanları hakkında detaylı bilgiye Basan Avukatlık Ortaklığı’nın web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bir İş Sözleşmenin Kurulabilmesi İçin Gereken Unsurlar Nelerdir? İş Kanunu’muza göre, “İş sözleşmesi, bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmelerdir.” Dolayısıyla, iş sözleşmesinin kurulabilmesi için üç unsur gerekir: İş, ücret ve bağımlılık.

Sürekli ve Süreksiz İş Akdi Neyi İfade Eder? Niteliği gereği, en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan daha uzun süren işlere sürekli iş denir. İş ilişkisi eğer belli bir süreye bağlı olarak yapılmamışsa belirsiz süreli iş; eğer iş, işveren ve işçi arasında bir işin tamamlanmasına yönelik olarak yazılı şekilde yapılmışsa belirli süreli iş söz konusudur. İşçilerin daha lehine olduğu için iş akitlerinin belirsiz süreli olması kuraldır.

Kimler İşveren Olabilir? İş Kanunu’muz uyarınca, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. Dolayısıyla, tüzel kişiliği haiz olan şirketler, kooperatifler, dernekler, üniversiteler, belediyeler ve Kamu İktisadi Teşekkülleri de işveren olabilir.

Alt İşveren Kavramından Ne Anlamak Gerekir? Bir iş yerinde asıl işverene bağlı olarak, mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinde veya uzmanlık gerektiren işlerde çalışanlar alt işveren olarak tanımlanır. Asıl işveren – alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için işin, asıl işverene ait işyerinde yürütülmesi gerekir. Örneğin, bir yedek parça üretimi işini alan ve bunu kendi fabrikasında çalıştırdığı işçilere yaptıran işveren alt işveren sayılmaz. Benzer şekilde, bir otomobil şirketinin içinde inşa edilecek yemekhane ihalesini alan ve burada kendi işçilerini çalıştıran işveren de alt işveren sayılmaz. İşin, işyerinde üretilen mal ve hizmet üretimine ilişkin olması gerekir. Ancak, yemek, temizlik, taşıma gibi yardımcı işler uzmanlık gerektiren işler olmaları nedeniyle, bu işleri icra eden işverenler  asıl işveren – alt işveren kurumuna tâbidirler.

İşçi – Memur Ayrımının Sonuçları Nelerdir? İşçiler İş Kanunu Hükümlerine; memurlar Devlet Memurları Kanunu’na tâbidir. İşçiler iş akdi çerçevesinde, memurlar atama yoluyla çalışırlar. İşçilerin Anayasa uyarınca toplu iş sözleşmesi yapma hakkı, memurların ise “toplu sözleşme” yapma hakkı vardır.

İhbarlı Fesih – İhbarsız Fesih Kavramları Ne Anlama Gelir? İşçi ve işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin kavramlardır. Eğer iş akdi, önceden ihbar gönderilmek suretiyle sona erdiriliyorsa ihbarlı fesih; bir ihbar olmaksızın feshediliyorsa ihbarsız fesih ya da haklı nedenle fesih denir. İhbarlı fesih, belirsiz süreli sözleşmeler için söz konusudur. İş Kanunumuzda işçinin, işyerindeki kıdemine göre 4 kademeli bir ihbar süresi öngörülmüştür. Örneğin; 6 aya kadar kıdeme sahip olanlar için ihbar süresi 2 hafta iken; kıdemi 3 yıldan daha fazla olan işçiler için süre 8 haftadır. Tarafların ihbar süresine uymayarak iş akdini feshetmeleri halinde ihbar tazminatı söz konusu olur. İhbarsız fesih ya da haklı nedenle fesih hem belirli süreli hem belirsiz süreli sözleşmelerde söz konusu olur. Haklı nedenle feshin yapılabilmesi için kanunda öngörülen haklı nedenlerden birinin varlığı gerekir.

Kıdem Tazminatı Ne Demektir? Hangi Hallerde Kazanılır? Hizmet sözleşmesi sona eren işçiye hizmet süreleri dikkate alınarak ödenen paradır. Kıdem tazminatında işçinin aynı veya farklı işverenlerle çalıştığı toplam süre dikkate alınır. Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için bazı koşulların varlığı aranır: İş Kanunu’na tâbi bir iş sözleşmesi olmalıdır ve iş akdi kıdem tazminatına imkan verecek şekilde sona ermelidir. Örneğin; sözleşme süresinin dolmuş olması veya akdin işçi tarafından ihbarlı, usulsüz ve haksız derhal feshi hallerinde kıdem tazminatına hak kazanılamaz.