Uzun yol otobüsüne binmişsin .İstemiye istemiye okuyacağın okula gideceksindir .Bütün koltuklar boştur oh be rahat gidecem diye düşünüyorsun.Ama bir sonraki otogara gelince işler değişmeye başlıyor.

Sırayla gelmeye başlıyorlar önce yanındaki koltuğa yaşlı bir amca geliyor.Evladım okuyor musun diye sohbete başlıyanlardan.

Sonra ön tarafındaki  koltuğa 2 çocuklu bir aile oturuyor.Çocuklardan biri daha ufacık bebek.Daha sonra yan tarafına 2 çocuklu bir bayan geliyor.Buna da tamam diyorsun ama durmuyor arka koltuğuna da bir bebekli bir çift geliyor.

O an diyorsun aha bulduk belayı.İçinden inşallah ses olmaz rahat giderim diye dua etmeye başlıyorsun.Ama ne kadar dua etsende nafile.O çocuklardan yada bebeklerden biri ağlamaya başladığı an bitiyor herşey.O ağladı diye durur mu diğerleri düet yapalım diyorlar onlarda başlıyor.

Adeta bir koro havasıyla uyumlu bir şekilde ağlamaya başlıyorlar.Aileler onları susturacam diye onlardan daha çok sesle vokale başlıyorlar.

Yanında ki amca durur mu bu kadar kişi susmuyorken.Nerelisin diye başlıyor,ardı ardına yapıştırıyor soruları.

Kulaklığını taksan da etkisi olur mu olmaz.İçinden diyorsun lan acaba bende ortama uyup ağlamaya mı başlasam diye ama koca adamsın onuda yapamıyorsun.

Böyle süren dokuz on saatlik bir yolculuktu benimkisi büyük baş ağrıları ile biten..